Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu'nun ev sahipliğinde  Bakırköy Belediyesi'nin  sosyal sorumluluk projeleri kapsamında güncel konular hakkında toplumu bilinçlendirmek amacıyla düzenlediği ‘Pozitif Yaşam Buluşmaları’ toplantılarının 7. sini ‘Okula Adaptasyon’a ayrıdı.

Bakırköy Belediyesi Tarık Akan Konferans Salonu’nda gerçekleşen toplantıda konuyu Uzman Psikolog Karin Natan velilere değerlendirdi. Natan, toplantıda anne ve babalara yönelik şunları kaydetti: “Geziler, yolculuklar, ziyaretler, arkadaşlar derken çocukların kendilerini özgür hissettikleri dönem; yerini kısıtlı uyku saatleri, dersler, ev ödevleri ve yeni kurallar sorumluluklara bırakıyor. Okul açılınca görülebilecek, derslere uyum sağlamak, dikkat, konsantrasyon ve ders performansıyla ilgili davranışsal sorunlar ile öfke, yorgunluk, isteksizlik gibi duygusal sorunların düzenlenmesi bazı koşullara bağlıdır. Tatilde planladıkları gibi hem dinlenip hem eğlenenler hem de ödev sorumluluklarını yerine getirenler ise daha rahat olurlar. Ailelerin en çok dikkat etmesi gereken şey bunu yap şunu yap demekten öte kuralları belirleyip planı çocuğa bırakmaktır.”

Özellikle okula ilk kez başlayan çocuklarda okula gitmek istememe, okuldan korkma gibi sorunlar yaşanabiliyor. Natan, velilere şu önerileri verdi:  Çocuğun okula gitmeme nedenleri araştırılmalı. Bu, anne babasından ayrılma konusunda güçlük yaşaması olabileceği gibi yeni doğan kardeşi veya yeni okul, öğretmenler ve arkadaşlar konusundaki kaygısı da olabilir. Bunun nedenlerinin keşfedilebilmesi için çocuk çok iyi gözlenmeli, farklı durumlardaki tepkileri onunla birlikte yorumlanmalı ve sorun neyse, çocuk bununla ilgili olarak yatıştırılmalı. Ebeveyn, çocuğun kaygısını, öfkesini, korkusunu anlamaya çalışarak onu yatıştırmaya çalışmalı. Örneğin, çocuk annesini göremeyeceği için korkuyorsa, “Beni göremeyeceğin için korkuyorsun. Seni şimdi okula götürüyorum ama şu saatte gelip okuldan alacağım” demeli.

Eğitim ve öğretimde zor olanın sadece ilk günler olmadığını tüm eğitim hayatı boyunca her çocuğun ders çalışma, başarılı olma, toplum içerisinde yer edinme gibi problemlerinin de yıllarca sürdüğünü belirten Karin Natan, “Ders çalışmak için program yapılmalı ve buna hem öğrenci hem veli uymalı. Ders dışındaki serbest zamanda da çocuk rahat bırakılmalı. Sürekli olarak emredici cümleler çocuk üstünde baskıya neden oluyor. Plan önceden ve bir kez yapılmalı, plana uyma zorunluluğu bir kez konmalı. Okul hayatının, ödev ve ders çalışmanın çocuğun görevi olduğu bu görevi yerine getirme ve bu görevlerden kaçmanın sonuçlarının yine çocuğun sorumluluğunda olduğu çocuğa anlatılmalı. Ödeve, sınava, derslere veli sahip çıkmamalı sadece yardımcı olmalı” dedi.