Bakırköy Belediyesi ve Türkiye Gastroenteroloji Derneği(TGD) TARAFINDAN Bakırköy Belediyesi Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Sindirim Sistemi Hastalıkları” bilgilendirme toplantısına Bakırköylüler ve sağlık meslek lisesi öğrencileri büyük ilgi gösterdi.

Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun açılış konuşmasıyla başlayan bilgilendirme toplantısına konuşmacı olarak; Prof. Dr. Serhat Bor(TGD Başkanı-Ege Üni. Öğr. Üyesi), Prof. Dr. Filiz Akyüz(İ.Ü. Öğr. Üyesi), Prof. Dr. Canan Alkım(Şişli Etfal Hamidiye EAH Klinik Şefi), Prof. Dr. Yusuf Ziya Erzin(İ.Ü. Cerrahpaşa Öğr. Üyesi), Prof. Dr. Kadir Bal(İ.Ü. Cerrahpaşa Öğr. Üyesi) katıldı.

Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu, açılışta yaptığı konuşmada doktor olmasının da etkisiyle Bakırköy’de halkın sağlığının birinci öncelikli olduğunu vurgulayarak şunları ifade etti: “Öncelikle üniversitelerimizin değerli profesör hocalarına bize ev sahipliği yapma fırsatı verdikleri için teşekkür ediyorum. Bakırköy Belediyesi olarak halkımızı sağlık konusunda bilgilendirmek ve bilinçlendirmek için konferanslar, paneller, seminerler düzenliyoruz ve düzenlemeye de devam edeceğiz. Ayrıca; Bakırköy Belediyesi Tıp Merkezi’mizde 19 branşta her yıl yaklaşık 150 bin hastaya ücretsiz sağlık hizmeti veriyoruz. İlkokul öğrencilerine yönelik; genel sağlık muayenesi ve taraması, ağız ve diş sağlığı bilgilendirmesi ve taraması yapıyoruz. Ayrıca yine ücretsiz olarak evde bakım hizmeti ve ambulans hizmeti de veriyoruz. Halk eczanemizde maddi durumu olmayan yurttaşlarımıza ilaç veriyoruz. Biz Bakırköy’de hastalarımızı müşteri olarak görmüyoruz. İnşallah Türkiye’de de hastalar müşteri olarak görülmez.”

DOKTORLAR UZUN EĞİTİM VE MECBURİ HİZMETTEN DOLAYI GASTROENTEROLOG OLMAK İSTEMİYOR

TGD Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor yaptığı konuşmada çok çarpıcı bilgiler vererek Türkiye’de gastroenterolog sayısının azlığından şikayet ederek şunları belirtti: “ Bir gastroenterolog olabilmeniz için 14 yıl eğitim(6+1 yıl tıp fakültesi, 4 yıl iç hastalıkları uzmanlık eğitimi, 3 yıl gastroenteroloji uzmanlık eğitimi) ve 5.5-6 yıl mecburi hizmetin ardından gastroenterolog olabiliyorsunuz. Ayrıca gastroenterolojinin 3 yıllık yan dal uzmanlık eğitimini alanlar da oluyor. Bu kadar uzun eğitim ve mecburi hizmet olduğu için doktor arkadaşlarımız gastroenterolog olmak istemiyor. Bu dert çekilmez diye gastroenterologluğa doktorlar kapılarını kapatıyor. Avrupa’da şu anda kişi başına gastroenterolog sayısı en az ikinci ülke Türkiye. Bir Bosna-Hersek’ten iyiyiz. Türkiye’de yüz bin kişiye bir gastroenterolog düşerken Avrupa’da yüz bin kişiye 2-4 arasında düşmektedir.

TÜRKİYE’DE HER ÜÇ KİŞİDEN BİRİNDE SİNDİRİM SİSTEMİ HASTALIĞI VAR

Prof. Dr. Filiz Akyüz yaptığı konuşmada her üç kişiden birinde sindirim sistemi hastalığı olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Türkiye’de her üç kişiden birinde sindirim sistemi hastalığı görülüyor. Gaz, şişkinlik, kabız, reflü ve mide ağrısı en çok görülen şikayetler. Gaz ve şişkinlik için fazla hava yutmamaya özen gösterilmeli. Özellikle stresden kaynaklı rahatsızlıklar için psiko tedavilerin de uygulanması gerekebilir. Gazın önüne geçmek içinde bir oturuşta 2-3 elma, 3-4 portakal yemeyin. Kabıza da ilaçlar, stresli yaşam ve fiziki aktivite azlığı sebep olabilir. Rahat tuvalet yapmak için kabız şikayeti bulunanlara alaturka tuvaletleri tercih etmelerini öneriyorum.”

REFLÜ İÇİN SİGARA VE ALKOLDEN UZAK DURUN

Reflü üzerine sunum gerçekleştiren Prof. Dr. Canan Alkım da reflüyü tetikleyen en önemli faktörlerden biri olarak sigara ve alkol olduğunu belirterek şunları söyledi: “Reflüyü sigara, alkol, şişmanlık ve mide fıtığı artırır. En sık görülen şikayetlerde; göğüs yanması, ağıza acı su gelmesi ve daha seyrek olarak da; ağızın sulanması, boğazda yumru hissi, bulantı, yutma güçlüğüdür. Reflü; kalp hastalıkları, akciğer hastalıkları, boğazdaki iltihaplar ile karışabilir. Endoskopiyi ancak alarm bulgular varsa, reflüye bağlı gelişen bir sorun düşünülüyorsa, reflüye tedavide yanıtsız kalınıyorsa ve şikayetler uzun süreli ise öneriyoruz. Reflü şikayeti olanlar; asitli-gazlı içeceklerden, kahve, çikolata, yağlı yiyecekler, kızartmalar, soğan ve sarımsak, baharatlı yiyecekler, bazı ilaçlar, nane, mentollü ürünler ve stresten uzak durmalıdır. Tedavi için de; yatağın başını yükseltmek, yatmadan 3 saat önce yemeği kesmek, sigara ve alkolü bırakmak, kilo vermek , reflüyü artıran yiyeceklerden sakınmak, bele oturan giysiler giymemek olarak öneriyoruz.”

KOLON KANSERİ ÜLKEMİZDE SIK GÖRÜLÜYOR

Kolon(kalın bağırsak) kanseri ve korunma yöntemleri hakkında konuşan Prof. Dr. Yusuf Erzin de şunları açıkladı: “Kolon kanseri, ülkemizde sık görülen kanser türlerinden biridir. Kansere bağlı ölümlerde önemli bir neden. En çok da 50-70 yaş arasında görülüyor.Türkiye’de erkeklerde ve kadınlarda en çok görülen 3. kanser türüdür. Fakat Türkiye’de kansere bağlı ölümlerde erkeklerde ve kadınlarda 5.kanser türüdür.  Fakat önlenebilir bir kanser türüdür. Kolon kanserinde erken tanı çok önemlidir. 1.evredeki hastalarımızın önümüzdeki 5 yılda yaşama  beklentisi %92’dir. 4.evredeki hastalarımızda bu beklenti %11’e düşüyor. Dışkıda kan görülmesi, dışkılama alışkanlığında değişiklik, dışkının şeklinde değişiklik, kan kaybına bağlı halsizlik ve bağırsak tıkanması; kolon kanserinin belirtileridir. Kolon kanserini erken teşhis etmek için yılda bir kez dışkıda gizli kan ve 5 yılda bir kolonoskopi yapılmalıdır. Unutmayalım ki; bağırsaklarımız bizim dünyaya açılan pencerelerimizdir. Meyve, arpa, hindiba(radika), tam buğday, pıras gibi lifli besinleri tüketelim. Bol  miktarda şeker, düşük lifli gıdalar, hayvan kaynaklı protein ve yağları az tüketelim. Mutlaka kiloyu kontrol altında tutalım. Her öğünde 4 ana besin grubunu(ekmek-tam buğday, sebze, süt-yoğurt-cacık, et-balık) uygun miktarda tüketelim. Sağlıklı yaşam için sigara ve alkolden uzak duralım. Düzenli olarak 6-8 saat arasında uyuyalım.”